3 Şubat 2019 Pazar

kusur hangi nesne?

bir hikayede yazmak için acı çekmek gerektiğini duymuştum. meğer tam tersiymiş, acı çekmek için yazmak lazımmış.  
insan en çok kendini yaralayan budalaymış görünüşe bakılırsa kimse kimseyi o kadarda yaralamıyor.
birilerinin kusurlarını görmek kendimize ayna tutmaktan başka bir şey değil. kusur saydıklarımızda kime göre neye göre kusur onu bile  bilmiyoruz. 
cidden kusur nedir ya kelimeyi gözlerimin önünde canlandıramıyorum . kusur kelimesinin hayalini kuramıyorum normalde her kelime  bir suretle gözümün önüne gelir.
bana sakın eksik parmaklar kel bir saç  cahillik cehalet filan demeyin bunlar  biziz biz kusur olarak mı doğduk. eğer böyleyse kusur doğmaktır.
sorunlarımızdan kusura bakma diyerek kaçamayız. sorunlar hatalar birer kusur değil biziz. 

hiçlik

okyanusun içinde başladı her şey ve tam olarak orada son bulmak için hızlandı. hızını alamayan insan bir duvara tosladı başladığı yerde yaşamını sonlandıramadı.insanlar buna yaşamak dedi, çünkü yaşamanın ne olduğu hakkında kimsenin bir bildiği yoktu. insana kendi istedikleri gibi seslendiler ve o gün esaret başladı . özgürlüğünün adını  bile onlar seçmişti. insan hürriyeti elinden alınmış doğdu ve bunu hiç öğrenemedi. bilenleri bir yere kapadılar iyilik sandıkları kötülükleri dayattılar. balığı ağaca tırmandırdılar, ağaçlara yüzme öğrettiler. ağaçlar yüzmeye başladı kendine sığınan balıkları yok ettiler. o ki balığın ilk incinmesi idi. ardı geldi bütün insanlar ağaçları yüzdürdüler. ağaçların öldüğünü kimse görememişti ona can vermişlerdi onlar için yaşatmak öldürmekle başlıyordu.